Son dönemde IBAN hesaplarının kullanımına yönelik doğru ya da yanlış enformasyon söz konusudur. Diğer taraftan, mali idarenin bu konuda başlatmış olduğu incelemelerde de vatandaşlarda, özellikle küçük esnaf da panik yaratmış görünüyor. Bu yeni bir uygulama gibi algılanmasının başlıca sebebi, esasında mali idarenin kayıt dışılığı önleme adına kayıt dışı nakit akışının, kontrol dışı para transferlerinin önüne geçmek için aldığı tedbirler sonucu ortaya çıkmaktadır. İşin aslı mevcut da var olan mevzuatın fiilen uygulamaya geçirilmesi gayretinden ibarettir.
Kişi ya da kişiler tarafından IBAN hesaplarının kendilerine ait iş ve işlemlere ilişkin para akışlarında kullanılmasının bir sakıncası bulunmamaktadır. Ancak, çeşitli gerekçelerle ödemelerini başkalarına ait banka hesaplarından yani IBAN hesapları üzerinden almak isteyen ve müşterilerine fiş ve fatura düzenlemeyerek vergi kaçırma durumunda olan mükellefler için risk söz konusudur. Gerek başkalarına ait hesapları kullananlar gerekse başkalarına hesaplarını kullandıranlar açısından risk vardır. Her iki taraf vergisel ve adli yönden ceza ile karşı karşıya kalacaktır.
Özellikle mali idarenin IBAN hesapları üzerinde son zamanlarda vergisel açıdan başlatmış olduğu incelemeler, usulsüz banka hesaplarının kullanılmasına ilişkin 02.08.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7524 Sayılı Kanun’la 213 sayılı Vergi Usul Kanununun Mükerrer 355’nci maddesine yeni eklenen fıkra hükmü ile birlikte yoğunluk kazanmıştır. Bu incelemelerle vergi zıyaına ilişkin vergi kayıp ve kaçağını önleme ile usulsüzlüklerin ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır.
Bilindiği üzere, vergi mükellefinin hesabına müşterisinden bir para gönderildi ise buna karşılık bir fatura/fiş kesmek zorundadır. Bu belgeler düzenlenmezse vergi kayıp ve kaçağına neden olduğundan dolayı vergi cezası ile karşı karşıya kalması muhtemeldir. Sattığınız mal ve hizmet tutarını sadece hesaba havale değil, kredi kartı ya da nakit olarak da alsanız sattığınız mal ve hizmet karşılığında fatura/fiş kesmek zorunda olduğunuzdan, eğer fiş ya da faturası düzenlemişseniz IBAN’la para almanızın hiçbir sakıncası yoktur.
Ticari ve mesleki bir faaliyetle iştigal ediyorsanız, mutlaka hesap hareketlerinizin faaliyetinize ait iş ve işlemlerle uyumlu olması, istendiğinde hesaplarınızdaki tutar ne olursa olsun bunu mali idareye açıklamak zorundasınız.Kendinize ait İBAN hesabınıza gelen ödemelere ilişkin fatura/fiş düzenlemiş ve bu durum kayıtlarınız üzerinden anlaşılması halinde herhangi vergisel bir risk yoktur. Ancak, aksi durumda kayıt dışı kalan vergi ve vergi zıyaı cezası ile belge düzenlememe usulsüzlüğüne ilişkin ceza ile karşılaşmanız mümkündür.
Eğer, satmış olduğunuz mal ve hizmet tutarını başkasına ait ıban hesabı vasıtasıyla tahsil etmişseniz burada bambaşka bir durum ve riskle karşılaşmanız kaçınılmazdır. Böyle bir durumda, bu tutara ilişkin belge düzenlediğinizi ispatlamak zorundasınız. Diğer taraftan, hesabı kullandıran taraf ise bu hesaptaki tutarı açıklamak zorundadır. Böyle bir işlemin yaptırımı nedir? diye sorarsanız, bunu kısaca açıklamakta yarar vardır. Bunlara vergi kanunları yönünden ve diğer mevzuatlar açısından bakmak gerekir.
Fatura kesilmediği için vergilendirilmemiş 20.000 TL için %20 KDV oranı üzerinden 4.000 TL KDV ile %15 (kazancın tutarına göre bu oran artacaktır) Gelir Vergisi oranı üzerinden 3.000 TL Gelir Vergisi hesaplanacak, ayrıca bu vergilerin üç katı tutarında vergi zıyaı cezası hesaplanacaktır. Diğer taraftan vergi asılları üzerinden gecikme faizi hesaplanacaktır.
Bu nedenle, verilmesi ve alınması icabet eden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması, düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için “bir takvim yılı içinde ilk tespitte 10.000 Türk lirasından (2024 yılı için), sonraki tespitlerde ise Kanuna bağlı 2 sayılı cetvelde yer alan tutarlardan aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının %10’u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilecektir.
Aynı kanunun 353/2 nci madde hükmü gereğince de, perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihazla verilen fiş, giriş ve yolcu taşıma bileti düzenlenmediğinin, kullanılmadığının, bulundurulmadığının, düzenlenen belgelerin aslı ile örneğinde farklı meblağlara yer verildiğinin, gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin veya elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekirken Maliye Bakanlığınca belirlenen zorunlu haller hariç olmak üzere kâğıt olarak düzenlendiğinin tespiti halinde, her bir belge için “bir takvim yılında ilk tespitte 14.000 Türk lirası, sonraki tespitlerde Kanuna bağlı 2 sayılı cetvelde yer alan tutarlarda özel usulsüzlük cezası kesilecektir.
Tek tespitte aynı neviden birden fazla belgenin düzenlenmediğinin tespit edilmesi durumunda her bir belge için ayrı ayrı ceza kesilecektir. Ancak tek tespitte birden fazla belge verilmemesi, alınmaması hali, artırımlı ceza uygulamasında, Kanuna bağlı 2 sayılı cetvelde yer alan tespit sayısının belirlenmesinde bir adet tespit olarak değerlendirilecektir.
353/1 madde hükmü gereğince kesilecek ceza uygulamasında; Bir takvim yılı içinde her bir belge nevine ilişkin olarak tespit olunan yukarıda yazılı özel usulsüzlükler için kesilecek cezanın toplamı ise 14 milyon Türk lirasını geçemeyecektir.
353/2 madde hükmü gereğince kesilecek ceza uygulamasında, her bir belge nevine ilişkin olarak kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı her bir tespit için “1 milyon 400 bin” Türk lirasını, bir takvim yılı içinde ise 14 milyon Türk lirasını geçemeyecektir.
Özel usulsüzlük cezası kesilecektir.
Bu yukarıda belirtilen cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın %10’u nispetinde, mal teslimi veya hizmet ifasını yapanlar ile adına ve/veya hesabına ödeme yapılanlara ayrı ayrı özel usulsüzlük cezası kesilecektir.
Ancak, anılan kanun hükmü uyarınca bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 28 milyon Türk lirasını geçemeyecektir.
Kısaca özetlemek gerekirse; Başkalarının hesabı üzerinden ödeme kabul eden mükellef adına;
IBAN’ını kullandırana hapis cezası, Bankaya gidip bildirimde bulunmamış ve IBAN’ını kullandırdığı anlaşılan kişi için ya bir yıla kadar hapis cezası ya da beş bin güne kadar adli para cezası kesilebilecektir. Ayrıca, IBAN’ını kullandıranların durumunu 5549 Sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun ve Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik kapsamında değerlendirmek gerekir.Buna göre IBAN’ını başkasına kullandıracak kişinin bunu gidip yükümlüye (Banka, finans kurumları...vs.) bildirmesi gerekiyor.
IBAN’la tahsilatı en çok perakende mal ve hizmet satışı yapan işletmeler, mobilyacılar ile gazino-bar-pavyon gibi gece eğlence merkezleri, restoranlar, güzellik ve saç ekim merkezleri, spor salonları gibi hizmet işletmeleri ile altın-pırlanta ve diğer değerli taş satışı yapanlar, astrolog, falcı, doktor, avukat, diyetisyen, mimar vb. gibi iş ve iş kollarıdır.
Gerek kendi gerekse başkasının IBAN hesabını kullananlar, mutlaka belge düzenine uymalı, tahsilat ve ödemelerini kayıt altına almalıdır. Bu durum vergi kayıp ve kaçağına yol açmasını önlemekle beraber, usul hukukuna aykırılıktan dolayı sorumluluktan kurtulunamayacaktır. Kendisine ait IBAN hesaplarını kullanarak ödeme kabul edenler, mutlaka belge düzenine uymaları, başkasına ait IBAN hesaplarını hiç kullanmamalarında yarar vardır. Ödeme yapanlar açısından ise, ödemelerin nereye, kime yaptıklarının tespiti önem kazanmaktadır. Yapılan ödemenin hangi hesaba yapıldığının tespiti, ödeme yapılan hesabın kime ait olduğunun araştırılması gerekmektedir. Ödeme yapanların ve hesabına ödeme yapılanların vergi mükellefi olup olmadığına göre risk değişmektedir.
Mal ve hizmet bedellerini muhatabın hesabına değil de başkasının hesabına yapılması durumunda; Vergi mükellefinin tevsik sorumluluğunu doğuracağı gibi, mal ve hizmet bedelinin ödenip ödenmediği hususunda izaha muhtaç kalınacaktır. Vergi mükellefi olup olunmadığının önemi olmaksızın ödeme yapılan hesap sahiplerinin durumu (terörün finansmanı, kara karanın aklanması, suç örgütleri, vb. gibi hesaplar) riski artıracak, ödeme yapanları zor duruma sokacaktır.
Diğer taraftan, başka hesaplar üzerinden ödeme kabul edenlerin belge düzenlemediği hususu göz önünde bulundurulduğunda, muhatapların TTK. Kapsamında tüketici hakları yönünden sıkıntı yaşayabilme ihtimalide dikkate alınmalıdır.
Yorum Yazın