Menşe ticarete konu bir eşyanın ya bütünüyle üretilmiş olduğu ya da önemli veya ekonomik yönden gerekli görülen en son esaslı işçiliğin yapıldığı ülke üretimi olduğunu gösteren, bir başka deyişle eşyanın iktisadi kimliğini niteleyen bir kavramdır.

Uluslararası ticarette, ülkeler mevcut ulusal düzenlemeleri kapsamında ticarete konu eşya için ülkeler bazlı farklı oranlarda gümrük hukuku vergileri uyguladığı gibi, yine ticaret yapılan ülkelere göre farklı ticaret politikaları ve korunma önlemleri de uygulayabilmektedir. Bu uygulamalar, Dampinge Karşı Vergi, Sübvansiyonu Telafi Edici Vergi, İlave Gümrük Vergisi, Ek Mali yükümlülük gibi bir adla yürürlüğe sokulduğu gibi miktar kısıtlaması, ithalat kontenjanı ya da gözetim uygulaması adı altında da ortaya çıkabilmektedir. Tüm bu düzenlemelerin uygulanılabilmesi için ticaret konusu eşyanın menşeinin doğru olarak belirlenmesi önem arz etmektedir. Eşyanın menşeinin belirlenmesinde uluslararası kurallar ön plana çıkmaktadır. Bu kapsamda eşyanın menşei, tercihli olmayan menşe kurallarına ya da tercihli menşe kurallarına göre belirlenmektedir.

Menşe Saptırması ve Sonuçları

Eşyanın gerçek menşe ülkesine getirilen ticaret önlemlerini aşmak ya da uygulanan ek vergileri ödememek için zaman zaman ticaret yapan firmalar eşyanın menşeini farklı beyan ederek menşe saptırması yoluna başvurmaktadır. Bir başka anlatımla, bir ülke ürününe karşı alınan tarife dışı önlemleri ve eş etkili vergileri bertaraf edebilmek için eşyanın menşei farklı gösterilebilmektedir. İthalat işlemleri sırasında da ihracat işlemleri sırasında da menşe saptırması ile karşılaşılabilmektedir. İthalatta menşe sapması girişimleri 4458 sayılı Gümrük Hukuku Kanunu'nun 56 ncı maddesinde yer alan hükümlerle engellenmeye çalışılmıştır. Bu maddeye göre;

  • Gerek üzerlerinde gerek iç ve dış ambalajlarında üretildiği ülkeden başka bir ülke ürünü olduğunu gösteren veya böyle bir izlenim uyandıran isim ya da simgeler taşıyan eşyanın Türkiye'ye ithaline izin verilmez. Bu gibi eşyanın Türkiye'den transit geçişine veya antrepo ve benzeri yerlere konulmasına ya da yeniden ihracına Ticaret Bakanlığınca izin verilebilir. Eşyanın bu fıkra kapsamında olup olmadığının belirlenmesinde tereddüt edilen durumlarda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının görüşü esas alınarak işlem yapılır. Söz konusu isim ve simgelerin kaldırılması veya eşyanın gerçek menşeinin gösterilmesi amacıyla, usul ve esasları yönetmelikle belirlenecek elleçleme faaliyetlerine izin verilebilir.
  • Türk menşeli eşyada kullanılmak üzere ve bunların başka ülke menşeli olduğunu gösterecek veya böyle bir izlenim uyandıracak nitelikte, üzerleri yabancı dille yazılı veya basılı her türlü boş zarf, şerit, etiket, damga ve benzeri eşya ile Türkiye'de düzenlenebilecek belgeleri başka ülkelerde düzenlenmiş gibi gösterebilecek nitelikte, üzerleri imzalı veya imzasız olsun, Türkiye'de yerleşik olmayan yabancı firmalara ait proforma faturalar hariç boş faturaların Türkiye'ye ithaline izin verilmez.

Gümrük Kanunu’nun Menşe Saptırmasına İlişkin Düzenlemeleri

İhracatta menşe saptırma girişimleri serbest dolaşıma giriş rejiminde olduğu gibi önem arz eden ve yüksek cezai müeyyide gerektiren bir durum değildir. İhraç eşyası menşeinin hatalı veya kasıtlı olarak farklı beyan edilmesi herhangi bir vergi kaybına neden olmayacağından, bu girişimin fark edilmesi durumunda kanunda beyannamedeki ve eki menşe belgelerindeki menşe bilgileri düzeltilerek ve gerektiğinde ambalaj değişikliği yapılmasına da izin verilerek, usulsüzlük cezası uygulanmak suretiyle eşyanın çıkışına izin verilmektedir.

Menşe konusu ülkelerin dış ticaret politikaları açısından önem taşımaktadır. İthalatta menşe saptırmasına ilişkin hükümler Gümrük Hukuku Kanunu'nda 56 ncı maddesinde açıklanarak hüküm altına alınmıştır. Ancak uygulama sırasında, gerek gümrük idarelerinde görevli personelce gerekse ticaret yapan firmalarca menşe saptırması konusu Gümrük Kanunu'nun 57 nci maddesinde hüküm altına alınan Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları konusu ile karıştırılmaktadır. Unutulmamalıdır ki birisi sınai mülkiyet hak sahibinin hakkının gasp edilmesinin önlenmesine ilişkin hükümler içerirken, diğeri devletin dış ticaret politikalarının ihlaline ve vergi kaybına neden olmaktadır.